Gönderen Konu: Andropoz nedir?  (Okunma sayısı 1833 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı OLCAY

  • _ByKuS_
  • Admin
  • *
  • İleti: 8920
  • Rep Gücü : 674
  • Cinsiyet: Bay
  • O şimdi ****EVLİ****
    • Profili Görüntüle
    • boyacı
Andropoz nedir?
« : Şubat 03, 2008, 12:40:01 ÖÖ »

Kadinlardaki menopoz gibi erkekte de belli bir yastan sonra hormon seviyelerinde bir degisiklik meydana gelmektedir. 45-50 yasindan itibaren erkeklik hormonu olan testosteron yaninda böbreküstü bezinden salgilanan ayni yapidaki hormonlar devamli bir düsüs gösteriyorlar, ama hiç bir zaman bu seviye, ileri yasta bile, sifir olmuyor.
“Andropoz “olarak da adlandirilan bu durum, cinsel fonksiyonun gerilemesi yaninda, cinsel arzu ve zihinsel fonksiyonlarda da düsmeye neden oluyor. Ayrica yorgunluk hali ve uyku problemleri duygusal degisiklikler, iktidarsizlik, depresyon, cinsel güç azalmasi, osteoporoz, meni kalitesi ve kaslarda olumsuz etkiler, yine erkeklik/androjen hormonlarinin eksikligi, vücut yapisi degisikligine sebep olarak bilhassa karinda 10-15 kg yag tutulmasina yol açiyor.
Ortalama yasam süresi uzadigi için yaslanmaya bagli sorunlarin artacagi ve andropoza bagli problemlerin artmasi, gelistirilen tedavi yöntemleri dikkat çekiyor.
        Türkiye de 40 ile 70 yas arasindaki erkeklerin yüzde 52 sinde cinsel performansta ve istekte azalma oldugu, ancak doktor basvurusunun azligina bagli bu rakamlarin gerçegin oldukça altinda kaldigi tahmin edilmektedir.
Tüm bu bulgulari özetlersek erkeklerde ilerleyen yasa bagli görülen fiziksel ve zihinsel degisikliklerin, androjen hormonlarinin azalmasiyla birlikte bir klinik tabloya dönüsmesidir.
Bu klinik tablo su belirtileri içerir:
1. Seksüel fonksiyon ve istek azalmasi, özellikle sabah ereksiyonlarinin kalitesinde düsme,
2. Entelektüel kapasitede azalma, konsantrasyon kaybi, yorgunluk, kizginlik ve depresyon,
3. Kas kitlesinde ve gücünde belirgin azalma,
4. Kemik mineral yogunlugunda azalma (osteoporoz),
5. Organ yaglanmasinda artis.
Andropoz terimi yaygin kullanimina ragmen çok dogru bir tanimlama degildir. Kadinlarda menopozla birlikte üreme özellikleri tamamen ve akut olarak bitmesine karsin, erkeklerde üreme kapasitesi ilerleyen yasa ragmen devam edebilir. Bu baglamda “yaslanan erkeklerde androjen eksikligi andropoz a göre daha dogru bir tanimdir.
39- 70 yaslari arasindaki erkeklerde, serum serbest testosteron seviyelerinin yilda yaklasik %.1.2 oraninda düstügü gösterilmistir.
      65 yas üstü erkeklerin yaklasik %25-50 sinde biyo-yararlanilabilir testosteron düzeylerinde düsüs gerçeklesmekte ve androjen replasman (eksik hormonun yerine disaridan yapay olani verme) tedavisi gerektirecek belirtiler ortaya çikmaktadir. Elbette yastan bagimsiz olarak, genetik bozukluklar, sismanlik, çesitli hormonal dengesizlikler (büyüme hormonu, tiroid hormonlari, insülin), alkol, stres ve kronik hastaliklar da kan testosteron düzeylerinde düsmeye sebep olabilmektedir.

Andropoz dedikleri….
Yasa bagli degisimler sunlardir;

    *
    * Testislerde küçülme ve sertlesme ( testosteron azalmaz )
    * Ereksiyonda güçlük, oldugunda uzama
    * Yavas ve güçsüz meni çikarma

Bu degisimleri etkileyen en önemli faktörler ise söyle siralanabilir ;

    *
    * Vücut degisimleri, kas gücünde azalma, çabuk yorulma
    * Kalp-damar hastaliklari
    * Solunum sistemi hastaliklari
    * Seker hastaligi
    * Dejeneratif eklem hastaliklari
    * Prostat hastaliklari, operasyonlar
    * Kullanilan bazi ilaçlar ( tansiyon, depresyon vb.)
    * Alkol, sigara
    * Basarisizlik korkusu
    * Cinsel iliski sirasinda ölme korkusu
    * Monotonluk
    * Beklentilerin azalmasi
    * Toplumun yasli cinselligini yok farz etmesi
    * Kendine ait bir mekana sahip olamama
    * Sosyo-ekonomik güçlükler

      Hanimlarda oldugu gibi hormon tedavisine gerek yoktur çünkü üretim azalmamistir. Ancak genel saglik sorunlarinin yaninda özellikle damar hastaliklarina bagli olarak gelisen sertlesme problemi ve prostat büyümesine bagli idrar sikintilari nedeniyle düzenli hekim kontrolleri gereklidir.
      Eger sertlesme olamiyorsa, günümüzde çok çesitli ve güvenli penil protezler (mutluluk çubugu) basit operasyonlar ile uygulanabilmektedir.
      Prostat büyümesi önemlidir çünkü idrar yolunu tikayarak çok rahatsiz eder. Bu durumda kolay ancak dikkatle gerçeklestirilen operasyonlar basari ile yapilmaktadir. Bu operasyonlardan sonra sertlesme biraz güçlesmekte, meni çikarma islevi son bulmaktadir.
      Erkekler andropozdan utanıyor…
Selçuk Üniversitesi Meram Tip Fakültesi Üroloji Bölümü Ögretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öztürk, son yillarda Türkiye’de adi sikça duyulmaya baslanan andropozun, cinsel aktivitenin azalmasi ve yasliliga bagli olarak ortaya çikan davranis bozuklugu anlamina geldigini söyledi.
      Latince’de ”erkekligin sonu” anlamina gelen ”ando” ve ”pause” kelimelerinden olusan andropozun, kadinlarda 40 yasindan sonra görülen menopoza benzer bir rahatsizlik oldugunu ifade eden Öztürk, ”Menopozda, hormonel degisimle birlikte dogurganlik tamamen yok olmaktadir. Ancak andropoz dönemine giren erkekte testosteron hormonu, kadindaki östrojen hormonu gibi tamamen yok olmamaktadir” dedi.
      Erkeklerdeki cinsel aktiviteyi düzenleyen testosteron hormonunun azalmasina bagli olarak ortaya çikan andropozun en önemli etkisinin ruhsal bozukluklara yol açmasi oldugunu belirten Öztürk, sunlari kaydetti:
”Genellikle 50 yasin üzerindeki erkeklerde görülen andropoz, seksüel performansta düsüklüge bagli olarak yipratici bir strese neden oluyor. Içinde bulundugu sikintiyi agresif hareketlerle disa vuran hasta, çevresindeki olur olmaz her seye sinirlenmeye basliyor. Bu psikolojik bozukluk ise zamanla kisinin çekilmez bir hal almasiyla devam ediyor. Yasadigi sorunlar nedeniyle bunalima giren hasta, utandigi için doktora gitmemesi sonucunda kendini toplumdan soyutlayarak içine kapanabiliyor.”

YAKINLARI DOKTORA ANLATIYOR…
Andropozun da kadinlardaki menopoz gibi son derece normal bir evre oldugunu ve erkeklerin bu dönemi bilinçli sekilde karsilamasi gerektigini ifade eden Öztürk, söyle konustu.
”Ülkemizde, andropozlu hastalarin çogu, doktora gitmeye çekindigi için onlarin durumunu bize basvuran yakinlarindan ögreniyoruz. Her andropozlu erkegin, çekinmeden profesyonel yardim almasi gerekir. Hormonel destek tedavisi de yapilan hasta, terapilere katilarak rahatlamakta ve sorunlarinin büyük bölümünden kurtulmaktadir. Maalesef ülkemizde, andropozlu hastalarin çogu, doktora gitmeye çekindigi için onlarin durumunu bize basvuran yakinlarindan ögreniyoruz.” Andropoz dönemini yasayan erkegin yapacagi en büyük yanlisin hormonel durumuyla ilgili ayrintili bir test yaptirmadan, kulaktan dolma ilaçlari kullanmasi oldugunu vurgulayan Öztürk, ”Yapilan arastirmalar, saglikli beslenen ve düzenli spor yapan kisilerde andropoza rastlanmadigini göstermektedir. Alkol ve sigaradan uzak bir yasam andropoz tehlikesini tamamen ortadan kaldirmasa bile geciktirebilir” diye konustu.