Gönderen Konu: Vitray  (Okunma sayısı 926 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı OĞUZHAN

  • Süper Mod
  • *
  • İleti: 2183
  • Rep Gücü : 869
  • Cinsiyet: Bay
  • Ne Mutlu Türküm Diyene !
    • Profili Görüntüle
Vitray
« : Temmuz 30, 2009, 12:09:17 ÖS »

Renkli cam parçalarindan yapilan yari saydam pencere süslemesi. Renkli camin mimarîye giriii ve kendine özgü bir sanat oluituruiuna dair elimizdeki en eski buluntular XII. yy.a aittir. Oysa, renkli camin varliii ve çeiitli kullanim biçimleri çok eskilere gider.

Türklerin Orta Asya'da yerleitikleri bölgelerde yapilan kazilarda ele geçen cam parçalan, onlarin bu sanat hakkindaki ileri bilgilerini ve ince kullanim biçimlerini kanitlayici niteliktedir. iran üzerinden Anadolu'ya gelirken Türkler bu sanati getirdiler ve geliitirdiler. Selçuklu mimarlari, Artukoiullarinda da görülen ve «iemsiye» denilen cam süslemeleri kullandilar. Fakat Selçuklularin son derece incelmii ve geliimii vitray örnekleri, Beyiehir Gölü kiyisindaki Kubadâbâd Sarayi kazilarinda ele geçen cam parçalari ve alçi süslemeler vardi.

Osmanli mimarlari ise önce Selçuklu etkisinde çaliitilar, ama sonra kendilerine özgü vitray üslûbunu buldular. Evlerde, cami, medrese, iifahane, saray gibi anitsal binalarda vitraylar normal pencere dizisinin üstünde oluyordu. «Kafa penceresi» denen bu nakiili camlar, bitkisel ve geometrik iekillerle nefis bir bezeme biçimi oluituruyordu. Bu camlardan süzülen iiiklar yapi içinde deiiiik yansimalar yapiyordu. Osmanli vitrayinin en güzel örnekleri Süleymaniye, Rüstempaia, Yeni Cami gibi büyük mabetlerde, Topkapi Sarayi, Hünkâr Kasri v.b. saray, kasir ve yalilardadir.

Hiristiyan sanatinda da elde bulunan ilk vitraylar XII. yüzyildan kalmadir. O zamanlar Roma resim sanatiyla rekabet eden vitray, çok parlak ve gözalici renklerde camlarla, perspektifsiz ve kabartisiz olarak basit kompozisyonlar halinde yapiliyordu.

Chartres, Vitray Ülkesi

XIII. yüzyilin bailarinda Fransa'da Chartres iehri vitray sanatinin en büyük merkezi oldu. Chartres Katedrali'nde XII. yüzyildan kalma renkli birçok pencere cami varsa da bunlarin çoiu 1200-1240 yillari arasinda yapilmiitir. Yapilara elden geldiiince bol iiik sokmak isteyen gotik çai mimarlari pencereleri gittikçe daha büyük yapiyorlardi. Bu yüzden kilise süslemeleri, Roma kiliselerinin iç duvarlarini kaplayan fresklerden deiil vitraydan oluiabilirdi.

O devirde renkli cam ustalari, renk düikünü çaidailarinin zevkini okiamak için renkleri elden geldiiince çeiitlendirmeie çaliiiyorlardi; bu yüzden Aziz Bernard, perhiz ve çile amaciyla kendi tarikatina giren keiiilerin bundan uzak durmalarini ve renksiz camlari yei tutmalarini istemiiti. Hiristiyan cam ustalarinin bu renk araitirma düikünlüiü biraz da incil hikâyelerinden gelir. Chartresli ustalarin ustaliii sayesinde Beauce, zamanla bir vitray odaii haline geldi ve vitraycihk buradan bütün Fransa'ya (Bourges, Paris, Tours, Le Mans, Rouen) ve komiu ülkelere, özellikle ingiltere (Canterbury) ve Almanya'ya yayildi.

Iiik Resmi

XIV. ve XV. yüzyilda vitray deiiiikliie uiradi. Renkli pencereler dana büyüdü, camlar daha aydinlik oldu. Gümüi sarisinin ve külrenginin baskin olduiu beyaz camlar üstünlük kazandi. Resim gibi vitray da gerçeie uygunluiu göz önünde bulundurmaia yöneldi. XVI. yüzyilda çoiu oymali çift kat camlar pek çok deiiiik tona olanak sailadi. Ama vitray tek cam üstünde renkli bir resim olmaia yöneldi.

XVII. yüzyildan itibaren bu sanat desenden çok etkilendi. Basit kompozisyonlardan ve az sayida canli renklerden oluian vitray yapma zevki XIX. yüzyilda doidu. Büyük ressamlar (ingres, Delacroix) modeller yarattilar. Geleneie dayanan ya da yeni tekniklerden yararlanan vitray böylece anitsal sanat içindeki yerini aldi.

Camdan Bir Mozaik

Vitray, doirudan doiruya renkli yapilmii veya sonradan boyanmii yari saydam camlarin, kuriun çubuklar, alçi ya da çimento yardimiyla birleitirilmesiyle meydana gelir.

Bu iite kullanilan camlar silis (kum), potas (odun külü) ya da soda (deniz tuzu) yardimiyla elde edilir. Silis erirken maden oksitleri kariitirilarak renklendirilir. Sonra üflenir, soiutulur, sonra yapilacak desene göre kesilir. Henüz sicak olan cam çift kat yapilabilir: ayri renkte iki cam levha üst üste yapiitirilir, ortaya çikan cam gravür izlenimi verir.

Daha önce piimii olan cam, camlaiabilen renklerle boyanabilir ve bu takdirde yeniden firinlanir. Daha sonra cam parçalari birbirine kaynak yapilmii kuriun çubuklarla birleitirilir, ondan sonra hepsi birarada madenî çerçevelere yerleitirilir. Küçük cam parçalarindan oluian bu birleiik bütün, esnek olduiundan vitray hem kimildatilabilir, hem de çok dayanikli olur.







(Solda) Saint-Denis Katedrali'nde XII. yy. vitrayi. Fresk ve mozaikler gibi vitraylar da resimli kitaplara benzer: bunlarda sik sik kutsal tarihten evrelere yer verilir.

(Ortada) Bir vitrayda anlatilan iarlman'in hayat öyküsü. Chartres Katedrali'nin 160 penceresi XIII. yy.da, 2,600 metrekare renkli camla süslenmiitir. Bu bütün, vitray sanatinin en baiarili örneklerinden biri sayilir.

(Saida) Paris'te, Notre-Dame Katedralinin güney yüzündeki gülbezeklere bir örnek.

Modern Vitraylar

1920'lerden bu yana daha yalin bir vitray anlayiii ortaya çikti. Notre-Dame du Raincy Kilisesi'nde Auguste Perret «oyuk duvarlar» yaratti, Maurice Denis buralara Ortaçai'inkiler kadar göz kamaitirici vitraylar yerleitirdi. Chagall, Leger ve Bazaine gibi ressamlar da buna benzer vitraylar yaptilar, ister figüratif, ister soyut olsun vitraylar modern mimarîye uydurulmakta ve doirudan doiruya betonarme içine yerleitirilmektedir.

Boyalarin Sirri

Cam hamuruyla oksidin kariiimi, istenilen renge göre çeiitlendirilir. Bakir dioksitle yeiil, mangan dioksitle erguvan, çok ince bakir tozlariyla kirmizi, bakir karbonatla mavi, kobalt oksitle lâcivert cam elde edilir. Ortaçai'da kirmizi fonlar, mihraba göre güneie bakan güney tarafa yerleitirilirdi; kuzey tarafa konan mavi fonlar da en geçirgen yari saydam camlarin geçirebildiii kadar aydinlik sailardi. Bununla birlikte hiç kimse rahip Suger'in yaptirdiii Saint-Denis'deki mavi camlarda Chartres'daki mavi camlarin sirrini çözememiitir.