Mesajları Göster
|
|
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 86
|
|
25
|
GENEL / Şiir / Özledim Seni
|
: Haziran 27, 2008, 07:58:17 ÖÖ
|
|
Özlemediğimi söyleme bana Yüreğime insen anlardın beni Gönlümün içine sevgini koydum En güzel yerinde sakladım seni...
Gücenmen gereksiz şu yüreğime Seni üzmek düşmez hiç gereğime Herkesler inandı yar sevdiğime Duy artık sesimi, özledim seni...
Ayrılığa düşen,yalnızlık ise; Hasreti çekene haksızlık niye. Süren sensizliğe bahtsızlık diye Her gün umutlara ekledim seni...
Elimde güllerle seni beklerken Azmı uçuştular avuç açarken Geçeceğin yollar bağa dönerken Kimbilir kaç sene bekledim seni...
Aşkından geçmeyi kim göze almış Bir gün tövbesine el mi açılmış Can canandan ayrı mutlu mu kalmış Kedere duyarsız özledim seni
|
|
|
|
|
26
|
GENEL / Şiir / Zaman / Zemin Etüdü
|
: Haziran 27, 2008, 07:57:47 ÖÖ
|
|
Barkodladım, hatamı günahımı Merak etme, seninkiyle karışmaz Önyargıyla almayasın ahımı “Hayır”la sarışan, “şer”de yarışmaz
Dün geçti, bugünse sorma hâlimi Yarınlara kurdum ben hayalimi Sığdırdım içime, koca alemi “Yâr”la barışmayan, “yad”la barışmaz
Kavgaya sebep çok, kırıp dökelim (!) Bugün tamir edip, yarın yıkalım (!) Başaramaz bunu, en gaddar zalim Hakk’tan gelen ferman, asla buruşmaz
Tomurcuklar açtı, bak bahar geldi Renk renk kelebekler, kozayı deldi Güzeli görmeyen gözler engeldi İnsafla yol alan, asla vuruşmaz
Dil ile kaybolan, alınmaz dişle Menzillere, varılmaz bu gidişle Fikrini – zikrini, birebir eşle Zıtlıklar buluşur, ama görüşmez
Zemin etüdünü yapıp dünyanın Sondaj vurup, dolaşmalı her yanın İçi boştur, muhabbetsiz zamanın Gönülden doğmayan, dosta erişmez
|
|
|
|
|
27
|
GENEL / Şiir / Kadın Çıkıntıları (*)
|
: Haziran 27, 2008, 07:57:18 ÖÖ
|
|
Gece kısrak düşlere gebe Tütsüler sarmada inceden ruhu
Ateşe tutmuş kırsallarında İnlemsel çığlıklar vurur koyaklarını Dolaşır tende hasret
Küllendirilmiş ihtiras yığınları Patlamaya hazır volkanlar misali Göğüs uçlarında ihtilal
Sığmaz yatağına akan arzular Dinmez gölgelerine düşen kan taneleri
Sahtekar Sezen şarkıları uğuldarken Karışır aydınlığına “sen bana tutsak” Dolaşır kasıklarında vurgulu sazlar Titrer benliği dokuz sekizlik arpejlerde
Islak saçlarından dökülmede yakamoz Kavurmada ay “kadın çıkıntılarını”
Dingin bir Eylül işlemedeyken Gizem kutular ardına saklamında aşk
Fasıl tefin klarnet geçişlerinde Sevda,
Sus
Pus…
|
|
|
|
|
28
|
GENEL / Şiir / Ellerin Nerde
|
: Haziran 27, 2008, 07:56:36 ÖÖ
|
|
Dolandım dünyayı şehir,kasaba Her yer sensizlikti her yer kalaba Ne kervan buldum ne de bir araba Sana gidemedim yolların nerde
Bağla yetinmedim gezdim çölleri Dur durak demeden bütün elleri Derlediğim kadar beyaz gülleri Sana veremedim ellerin nerde
Aşkı taşıyarak geçen devirde Sayfalar doludur bir bak çevir de Bir gün sıhhatliydim bir gün revirde Geçmiş olsun diyen dillerin nerde
İçimde heyecan öyle durgundu Aşkına sitemli sana kırgındı Yıllar yılı her gün yorgun argındı Bana sor bakalım yılların nerde
Her düşte; gözlerin hep revnak halli, Tan yaylası gibi yanaklar allı, Ağuşum bekledi hep selvi dallı,
|
|
|
|
|
29
|
GENEL / Şiir / Hassas Terazi
|
: Haziran 27, 2008, 07:55:56 ÖÖ
|
|
Yangından mal kaçırır, derdi kendi nefesi Bu ses yabancı değil, başında kimin fesi? Zor günde belli olur, dostun düşmanın hası
Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan? Fikriyata bakarım, ben anlamam kavuktan
İsterim kara günler, güneşte kurutulsun Yaslı yaşlı gönüller, sevinsin de kurtulsun Şaşmaz terazi ile, her icraat tartılsın
Bu ne biçim gidişat, içim dondu soğuktan Fikriyata bakarım, ben anlamam kavuktan
Sele verdik harmanı, kağnı kaldı bayırda Yaz boz tahtası mıdır, öküz öldü çayırda hiç bir şeyde gözüm yok, sen neslimi kayır da
Bin bir umut beklerken, ayı çıktı kovuktan Fikriyata bakarım, ben anlamam kavuktan
Doğum yaptıran ebe, çocuğu aldı kaçtı Bu işe sabıkalı hırsızlar bile şaştı Hak, hukuk, görev, sınır, birbirine karıştı
Biz ayranı beklerken, çamur çıktı yayıktan Fikriyata bakarım, ben anlamam kavuktan
İstemem gül bahçede, faydasız ayrık otu Kendini taşıyamaz, neyleyim koşmaz atı Gündelik sefahatı, terk eyledik rahatı
Dün doğruyu haykırıp, bu gün dönen cayıktan Fikriyata bakarım, ben anlamam kavuktan
|
|
|
|
|
30
|
GENEL / Şiir / Evrensel Urlar ve Surlar
|
: Haziran 27, 2008, 07:55:24 ÖÖ
|
|
Egemenlik ulusundur kayıtsız Millet ve Meclisi, büyüktür büyük Dost – düşman aşikâr, gerekmez kâhin Pişmiş aşa su katanlar, yüktür yük
Çalışan millettir, üreten millet Bu yara vahimdir, süremez zillet Sülüklerin ömrü kısadır elbet Emer hazmedemez, bayıktır bayık
Asalaklar, parazitler hazırcı Tahammülsüz kafa, her zaman “hır”cı Yenik pehlivanlar, kaosun burcu Minderi görünce, cayıktır cayık
Millete sevginiz, yamyam usulü Kes de pişir, çorbasını yap sulu İtirazım vardır, işte yazılı Vicdan sessiz, beyin ayıktır ayık
Biz milletiz, dert bizim derman bizde Katıksız saf, geçerli ferman bizde En uyumlu, rengârenk harman bizde Sizdeki muhabbet, geyiktir geyik
Sanki engizisyon çarkı kurulmuş Dönen dünya, can evinden vurulmuş Düzen çapraz, ar damarı yarılmış İnsafsız boş kafa, yayıktır yayık
Cumhuriyet, demokrasi andımız İnançlara saygı, en baş bendimiz Yüce iradeyi, siz ne sandınız? Bu Millet güzele, lâyıktır lâyık
|
|
|
|
|